NAİL'İ BIRAKAMAM ![]() Sevgili Numan Aydınoğlu, (yoksa Mehmet Dursun mu demeliydim ?)
Bu yazıyı, sitenizdeki okuyucu yorumlarına mı, yoksa doğrudan size mi yazacağımı bilemedim; isterseniz siz koyabilirsiniz.
Ben tam 60 yaşını doldurmuş, üniversite hocalığından emekli olmuş, şimdilerde özel muayenehanemde yarı zamanlı çalışan bir dişhekimiyim. Doğma büyüme İzmir'liyim ve 60 yılımın tamamı İzmir'de geçti. Gezmeyi çok seven ve gerek yurt içi, gerekse yurt dışında pek çok yeri gezen biri olmama karşın, kitabınızda baskın yerleşim yeri olarak geçen Kadirli'ye hiç gitmedim, ama kitabınızı okuduktan sonra içimde sadece Kadirli'ye değil, daha önce defalarca gittiğim Ula, Akyaka ve Arnavutköy'e de gitmek için garip bir istek doğdu. Nedenini düşündüğümde, kitabın etkisinde biraz fazla kaldığımı hissettim, zira dedem Çanakkale, Trablusgarp ve Yemen'de askeri doktorluk yapmış, kurtuluş savaşına katılmış ve ilk mecliste milletvekilliği yapmış. 1918 "Tarsus" doğumlu rahmetli babam '38'de Berlin'de talebe imiş, savaş nedeniyle İstanbul'a dönmüş. Annem ise Paksoy'lar gibi, o yıllarda İstanbul Üniversitesi Kimya bölümünde öğrenciymiş; Paksoy'ları okurken annemin anılarını dinler gibi oldum; nedense kahramanlar ve mekanlarıyla özdeşlik kurdum.
Sevgili Aydınoğlu, öyle bir yazmışsınız ki, akşam okumaya başladığım kitabı sabahın ilk saatlerinde başım düşene kadar aralıksız okudum, uyandıktan sonra da devam ettim, baktım ki bitmeyecek, o günkü hasta randevularını iptal edip bitirdim. Ben öyle pek roman okumasını seven biri değilim, ama bu kitap en sürükleyici romandan daha lezzetli; zira gerçek yaşamları, hem de çok takdir ettiğim kişilikleri adeta bir belgesel tadında anlatıyor. O kalemle kağıdı buluşturan ellerinize sağlık; muhteşem bir iş çıkartmışsınız.
Bu arada Sayın Haluk Çiftçioğlu ve Kuvay Sanlı'ya bir teşekkür de benden; sizin Emre Paksoy ile tanışmanıza vesile olmuşlar. Sahi, kimdir bu kişiler ve Emre Paksoy o mesajı (Abi! Babamın adı da Mehmet Dursun) size nasıl oldu da attı, çok merak ediyorum. İyi ki tanışmışsınız da (sizin kelimelerinizle) Emre "hayatın kendisine yaptığı bonkörlüğü" size aktararak "bu anıları hak edebilme fırsatını değerlendirebilmiş".
Yapıtınızı övecek daha başka kelimeler bulamadığım için kendime kızıyorum, ama eserinizin tüm övgülerin üzerinde olduğunu düşünerek biraz teselli buluyorum.
Tekrar teşekkür eder, yeni çalışmalarınızda buluşmayı dört gözle beklerim.
Orhun Bengisu
Not: İletişim adresinizi lütfederseniz, size ilginizi çekeceğini düşündüğüm, dedemin anılarından yola çıkarak yazılmış olan "Koca Doktor Mustafa Bengisu" kitabını yollamak isterim. |
1859 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |